Köknar ağaçlarının gökyüzüne uzandığı ve rüzgarın derin karı görünmez bir kılıç gibi kestiği Sibirya'nın kalbinde bir kurt yavrusu doğdu.Ayın kar tanelerine yansıdığı,ormanın hayvanlarıyla birlikte nefes aldığı beyaz bir geceydi.Yavrunun,köknar ağaçlarının arasında kaybolan iki yıldız gibi parlayan kehribar rengi gözleri ve onu ormanın her noktasına bağlayan bir içgüdüsü vardı.Adı Tarak'tı.Sürü onu sıcak bir şekilde karşıladı ve annesi Alyona onu nazikçe ve dikkatle izledi.Ona avın kokusunu getiren rüzgarın,yavrulara yol gösteren yıldızların ve ister kurt ister insan olsun hayata saygının hikayelerini fısıldadı.Tarak daha ilk anlarında hayatın sadece hayatta kalmaktan ibaret olmadığını hissetmişti;bağlarla,cesaretle ve her varlığın içgüdü ile kalp arasında sağlaması gereken dengeyle ilgiliydi.Sibirya ormanı sadece bir ortam değildi;yaşayan bir evrendi.Karla kaplı uzun köknarlar,rüzgarın eski hikayeleri fısıldadığı mavi tüneller oluşturuyordu ve vahşi hayvanlar,yalnızca kurt gözleri olanların okuyabileceği sırları koruyordu.Tarak bu dünyada toprağı dinlemeyi,hayvanların hareketlerini takip etmeyi ve çevresindeki yaşamın nabzını hissetmeyi öğrendi.Ama kehribar rengi gözleri ormanın ötesine bakıyordu.Bir kış gecesi,çok uzakta,insanların kamplarında bir ateş parlıyordu ve bir çocuk korkusuzca oynuyordu.Küçük yüreğinde merak alevlendi.Bu insanlar kimdi? Nasıl yaşadılar? Ne hissediyorlardı? Bu basit ama derin soru onun kaderini belirleyecekti.O andan itibaren Tarak artık sadece bir
| Número de páginas | 77 |
| Edición | 1 (2026) |
| Formato | A5 (148x210) |
| Acabado | Tapa blanda (con solapas) |
| Coloración | Blanco y negro |
| Tipo de papel | Ahuesado 80g |
| Idioma | Turco |
¿Tienes alguna queja sobre ese libro? Envía un correo electrónico a [email protected]
Haz el inicio de sesión deja tu comentario sobre el libro.